Mercimek.Net
Arama   :  
Mercimek.Net Anasayfa > Sinema Haberleri

Okuyucu

Okuyucu


Ingiliz yönetmen Stephen Daldry, birçok filmiyle önemli festivallere damgasini vurduktan sonra giderek büyüyen kariyerinin altinda ezilmeden yoluna devam ediyor. “Billy Elliot” ve “Saatler”in (The Hours) kitlelerde uyandirdigi heyecanin ardindan, yeni filmi  “Okuyucu” (The Reader) yine çesitli tartismalarla festivallerde ödülleri topladi.


 
Nazi Kamplarinda islenen suçlarla hesaplasma meselesini tuhaf bir ask hikayesi üzerinden anlatan filmin durdugu nokta çok berrak degil ve tartismalara açik. Kamplarda SS Subayi olarak görev yapmis ve 300 kisinin yanmasina neden olmus bir kadinin vicdani hesaplasmasi ve insani yönünü irdeleyen film, insanin kafasinda soru isaretleri uyandiriyor.



Kisisel olarak fasist bir yönetimin hizmetinde Yahudilerin katline izin vermis Hannanin vicdan azabi duymasi, ask yasamasi gibi konular özellikle bati medyasinda genis yanki buldu. “Okuyucu”, tam da bu noktada çesitli ithamlarla karsi karsiya kaldi. Katilleri sempatik göstermek ya da Ikinci Dünya Savasi’nda yasanmis savas suçlarina karsi duyarsiz kalmakla ilgili elestiriler alan filmde, herkesin hemfikir oldugu seyse Kate Winsletin olaganüstü oyunculuguydu. Nitekim son Oscar Ödülleri’nde de “en iyi kadin oyuncu” ödülünü Kate Winslet kucakladi.


 
Filmin ahlaki olarak ne söylemeye çalistigini anlamak “Okuyucu” için hayati önemde bir nokta. Hanna Schmidt asla kendini suçsuz olarak görmüyor, geçmisinden kaçiyor. Kilise gibi yerlerde ya da okul önlerinde çocuklari gördügünde müthis bir panikle dehsete kapiliyor, suçluluk duyuyor. Hatta kendinden yasça inanilmaz küçük bir çocukla girdigi (neredeyse pedofili) bu pervasiz iliskinin temelinde de bu suçluluk duygusu yatiyor. Küçük çocugu yikiyor, onunla cinsel iliskiye giriyor ve sözümona isledigi suçlardan arindigini düsünüyor. Belki de bu vesileyle gaz odasina gönderdigi çocuklardan özür diliyor. Ama Hanna her seye ragmen kendini affetmiyor ya da affedemiyor.


 
“Okuyucu”yu diger soykirim filmlerinden ayiran temel nokta da bu zaten. Bir katil ya da SS Subayi da olsa, onu “insani” olarak tanima olanagi veren basarili senaryosu. Sirf bu yüzden filmi duyarsizlikla suçlamak büyük haksizlik. Çünkü ne Hannanin kendisi ne de küçük asigi son noktada islenen suçu affedemiyor. Belleklerine kazinan bu büyük insani yük, onlari savurup ayiriyor.


 
Bizim tam olarak asla anlayamayacagimiz bu büyük yara, Avrupalilarin kalplerinde ve zihinlerinde yasamaya devam ediyor. Milyonlarca insani acimadan öldüren büyükanne ve büyükbabalara sahip olan bu bugünün gelismis Avrupa ülkelerinin insanlarinin kendileriyle hesaplasmalari adina ters yönden bir bakis atan “Okuyucu”, zihin açici bir film. Insan düsünmeden edemiyor; “Hanna bu kadar cahil olmasaydi, yine bu suçlari isler miydi?”


 
Sezonun bir baska önemli filmi “Okuyucu”, bu hafta sinemalarda olacak. Ama seyircilere kisa bir uyarida bulunmakta yarar var. Film ciddi ölçüde cinsellik barindiriyor. Ben perdede çiplakliktan hoslanmam diyorsaniz uzak durmanizi öneririm. Herkese keyifli seyirler.

 
 
Etiketler : Okuyucu,
   
Eklenme Tarihi : 29.06.2009 Hit : 73
 
0 yorum var
Siz de kendi yorumunuzu yazın :

Resimde gördüğünüz karakterleri aşağıdaki alana girin


Yorumlar yönetici onayı sonrası yayınlanır.

Copyright © 2002-2009. Tüm hakları saklıdır.
Nedenler
okey oyna film seyret cephe kaplama tatil film izle film izle bbg videoları Smackdown izle sohbet arda turan gamesliga demet akalın bozuyorum yeminimi haber
sitemap | sitemap | sitemap | sitemap | sitemap | sitemap | sitemap | sitemap
Sohbet